Mikroplar

Mikroplar

Mikroplar, Birtakım hastalıklara neden olan ve gözle görülemeyecek kadar ufak olan canlı mikroorganizmalara mikrop adı verilir. Yaşayan en küçük canlı olan mikroplar çok eski yıllardan beri vardır. Fakat ilk olarak 1683 yılında varoldukları öğrenilmiştir. Mercek yapan Hollandalı tüccar Antony Van Leeuwenhoek mercekler ile çalıştığı sırada bu çok küçük canlıları keşfetmiştir.

Yıllar boyunca bazı insanlar bir takım Mikroplar yani enfeksiyonlar sebebiyle hastalanıp hayatını kaybetmişlerdir. 1865 tarihine kadar insanlar hastalıklarının mikroplardan kaynaklandığını bilmeden yaşamışlardır fakat 1865 tarihinde Fransız bilim adamı Louis Pasteur günümüzde bildiğimiz mikroplar ile ilgili temel kuramı ortaya koymuştur. Bugün mikropların en büyük düşmanımız olduğunu bilmekteyiz. Oldukça küçük ve tek hücreli organizmalar olan mikroplar o kadar çok küçüktür ki ancak mikroskop ile görülebilir.

Teknolojinin gelişmesi, yeni kullanılan ilaçlar ve korunma imkanlarının çoğalması nedeniyle günümüzde mikroplardan kaynaklanan ölümler yaklaşık % 90 oranında azalmıştır. Ancak mikroplar günümüzde insanlığı tehdit etmeye devam etmektedir. Mikroplardan kaynaklanan her hastalık farklı bir mikrobun sonucunda ortaya çıkar ve belirli bir hastalığın taşıdığı mikrop bir başka hastalığa neden olmaz. Örneğin kızıl hastalığının taşıdığın mikrop sıtma hastalığına neden olmaz. Müthiş hastalıklara neden olan mikropların bazıları ise insanlar için oldukça yararlıdır. Mikrop ya da Mikroorganizma diye isimlendirilen bu küçük düşmanlarımız bitkisel ve hayvansal yapıda olabilirler. Hayvansal yapıda olanlar protozoa bitkisel yapıda olanlar ise bakteri diye gruplanmaktadır.
İki çeşit mikrop vardır;

Yararlı mikroplar: İnsanlara zarar vermeyen ve terlik, masa, havlu ve yatakta bulunabilen mikroplardır. Aynı zamanda gıdalar için faydalanılan yoğurt, peynir ve sucuk üretiminde kullanılan yararlı mikroplar da bulunmaktadır.

Zararlı mikroplar: Bu mikrop yani bakteri çeşitleri gıdaları bozulmalarına, çürümelerine neden olurlar ve bu gıdalardan mikroplar çoğalarak zararlı mikropları oluşturur ve bu durumda da bazı gıda zehirlenmeleri ortaya çıkabilir.

Hastalığa neden olan mikroplar:

A. Koklar: Eni ve boyu eşit orantıda olan küre şekline benzeyen mikroplardır.

Streptokoklar: Zincir biçiminde olan yapıların üremesi, zincirin uzaması şeklinde oluştur.

Diplokoklar: İki türün kendi içlerinde birleşmeleri sonucunda oluşurlar.

Tetragenler: Dört türün bir araya gelerek birleşmesi sonucu oluşurlar.

Staphilokoklar: Kokların düzensiz bir biçimde birleşmesi sonucunda meydana gelirler.

B. Basiller: Dizanteri, tifo,paratifo, şarbon ve veba gibi etkenleri bu sınıftan olan çubuk biçiminde mikroplardır.

C. Vibriyon: Kıvırcık şeklinde virgüle benzeyen yapıların birkaçı testere dişine benzeyen yapılarda bulunur. Bunlara kıvrık kıl spiroket adı verilir. Frengi amili mikrop bu gruptandır.

Mikroplar yani bir başka deyişle bakteriler ikiye bölünerek çoğalırlar. Mikroplar sıcaklık, nem ve rutubet gibi kendileri için uygun olan ortamlarda çoğalırlar.

Mikroplardan kaynaklanan gıda zehirlenmeleri nasıl olur ve belirtileri nelerdir?
  • Mikropların oldukça fazla miktarda bulunduğu ve zehir oluşma oranının az yada fazla olduğu gıdalar vardır.
  • Oldukça zehirli gıdalar arasında, yüksek proteinli ve nemli gıdalar yer alır.
  • Az risk teşkil eden gıdalar ise, az proteinli, az nemli ve az asitli gıdalardır.
  • Risk oranı yüksek olan gıdalar, peynir, süt ve et ürünleridir.
  • Mikroplara bağlı olarak olacak gıda zehirlenmeleri tüketilen gıdalarda aşırı derecede bakterilerin bulunduğunda gerçekleşir.

Belirtileri: Bulantı ve kusma, yüksek ateş, karın ağrısı ve ishaldir. Bu tür zehirlenmeler 24 saat içerisinde oluşur ve bu durumda kesinlikle hastaneye gidilmeli ve gerekli önlemler alınmalıdır.

Mikroplar nasıl bulaşır?
Mikroplar vücuda solunum ve sindirim yoluyla ya da deri ve kan yoluyla girerler ve insandan insana ve gıdalar ile bulaşabilirler. İnsan vücuduna ulaşan mikroplar, uygun bir seviyeye geldiklerinde vücuda yerleşir ve hızlı olarak çoğalmaya başlarlar. Vücuda giren mikroplar bir takım savunma mekanizmaları ile karşılaşır ve vücutta kanda olan akyuvar oranı artar.

Vücudun mikroplara karşı savunmaya geçerek tepki göstermesine bağışıklık adı verilir. Kulaklar, eller, boğaz ve burun da gıda zehirlenmesine sebep olan mikroplar oldukça çok bulunmaktadır. Mikroplarla vücuda bulaşan hastalıklar, tükürme, öksürme ve hapşırma yolu ile de bulaşır. Mesela tırnakların altında, kafa derisinde ve sivilceler de mikroplar bulunabilir. Bu nedenlerden dolayı hastane, misafirlik ve okul gibi toplu ortamlarda hijyene oldukça dikkat edilmesi gerekmektedir. Mikroplar soluduğumuz havada, çiğ gıdalarda, atık maddelerde, çöplerde, tozlu ortamlarda ve hayvanlarda oldukça fazla bulunur ve bulaşması çok kolaydır.

Mikropların bulaşmaması için ne gibi önlemler alınabilir?
Mikroplara maruz kalmamak için öncelikle temizlik ve hijyene oldukça özen göstermeliyiz, açık olan yaralarımıza gerekli olan özeni göstermeliyiz, evlerde hayvan bulundurmamaya dikkat etmeliyiz, yaptığımız yemeklerde kullandığımız malzemelerin iyice yıkanmış ve taze olmasına dikkat etmeliyiz, evde çöpleri bulundurmamalıyız, tuvalet temizliğine özen göstermeliyiz, kişisel bakım eşyalarını sürekli dezenfekte etmeliyiz, tüketeceğimiz gıdaların en son kullanma tarihlerini kontrol etmeliyiz, kimsenin kişisel eşyasını kullanmamalıyız, toplu taşıma araçlarını kullandığımız zamanlarda ellerimizi mutlaka dezenfekte etmeliyiz ve hasta olan kişilerle yakın temasta bulunmamalıyız.
Son Güncelleme : 14.10.2018 01:04:58
Mikroplar ile ilgili bu madde bir taslaktır. Madde içeriğini geliştirerek Herkese açık dizin kaynağımıza katkıda bulunabilirsiniz.
Sayfayı Düzenle Düzenleme Geçmişi

Mikroplar Yorumları

şifre Kırmızı sayı

1 Yorum Yapılmış "Mikroplar"
Bir arkadaşım, elimizi yıkasak bile elimizde olan mikropları görebilseydik bu durumda yaşayamayacağımızı ve herhangi bir şey yapamayacağımızı söylüyor. Bu doğru mudur? Biz elimizi ne kadar yıkarsak yıkayalım hala mikrop elimizde oluyor mu?
Olcayto . 08.09.2018 23:19:38
CEVAP YAZ
Fotosentez Denklemi
Fotosentez Denklemi
Fotosentez denklemi, ototrof  canlılar inorganik maddelerden ihtiyacı olan organik maddeleri sentezleyebilir. Bu canlıların çoğu bunu ışıktan faydalanarak yapmakta ve buna fotosentez denmektedir.Fotosentez, ışık enerjisi + sentez anlamına g...
Amitoz
Amitoz
Amitoz bölünme, aslında mitoz bölünme ile aynı şekilde gerçekleşmektedir. Fakat amitoz bölünmede sitoplazmada herhangi bir değişiklik gözlenmez. Amitoz bölünme sonrasında çığa iki hücre çıkar. Açığa çıkan bu hücrelerin tüm özellikleri aynıdır. Amito...
Katalaz
Katalaz
Katalaz, Oksijene maruz kalan ve neredeyse bütün canlılarda bulunan, yaygın bir enzimdir. Katalaz hücrede zehir etkisi yapan hidrojen peroksiti parçalama görevi olan bir enzimidir. Ayrıca da bu enzim bir başka özelliği de metilalkol ile etilalkolü ok...
Ötanazi
Ötanazi
Ötenazi, bir canlının kendi iradesiyle ya da yakınlarının verdikleri kararla ağrısız ve acısız bir şekilde hayatının sona erdirilmesidir. Ötenazi işlemi yüksek dozda ağır ilaçlarla ya da hastanın bağlı bulunduğu yaşam destek ünitesinden ayrılmasıyla ...
Arkebakteriler
Arkebakteriler
Arkebakteriler, 1970'li yılların sonunda keşfedilmiş olan arkebakteriler bir çok biyoloğu fazlasıyla şaşırmış olmaktadır. Çünkü bu canlılar aşırı sıcak aşırı tuz, yüksek asit yüksek baz gibi çok ekstrem koşullarda yaşayabilme özelliğine sahip olmakta...
Oksijensiz Solunum Yapan Canlılar
Oksijensiz Solunum Yapan Canlılar
Oksijensiz Solunum Yapan Canlılar, yaşam faaliyetlerini sürdürmek için oksijenin varlığına gerek duymayan canlılardır. Enerji besin maddelerinden elde edilir Canlıların aldıkları besin maddeleri oksijen kullanılıp ya da oksijen kullanılmadan elde edi...
Alpin Çayır
Alpin Çayır
Alpin Çayır, yüksek dağlık yerlerde ve ağaç yetişme için uygun olan sınırının biraz üstünde görülen yeşil çayırlıklara verilen genel addır. Türkiye'de sıklıkla görülmekle birlikte özellikle de Doğu Anadolu da yer alan dağlar, Toros Dağları ile Kuz...
Calvin Döngüsü
Calvin Döngüsü
Calvin Döngüsü, Işıktan bağımsız reaksiyonlar kloraplastların stromaların da meydana gelir. Karanlık reaksiyonlar veya karbon tutma reaksiyonları olarak da adlandırılan bu evre de ışığa doğrudan gereksinim yoktur; ancak ışığa bağımlı reaksiyonlarda ü...
Plazmid
Plazmid
Plazmid: DNA nın kromozomdan ayrı olan bir parçasıdır ve kendisini eşeyleyebilmektedir. Dairesel ve çift sarmallı olan plazmid genellikle bakterilerde, ara sırada ökaryotlarda bulunmaktadır. Boy uzunluğu 1-400 kilo baz çifti arasında farklılık g...
Mikrofilament
Mikrofilament
Mikrofilament, Diğer adı aktin filamentleri olan tümökaryotik hücrelerin, sitoplazmasında yer alan, hücre iskeletinin en ince filamentidir olarak bilinmektedir. Aktininalt birimleri olan bu çizgisel şekildeki polimerler, esnek ve güçlü biçimdedir. Mi...
Virüs Hastalıkları
Virüs Hastalıkları
Virüs hastalıkları, virüs vücutta canlı ve sağlıklı hücreleri enfekte edebilen mikroskobik taneciklere verilen addır. Bir konak hücreyi enfekte ederek çoğalabilen virüsler, insan vücudunda birçok hastalığa yol açabilir. Virüs nedeniyle oluşan hastalı...
Peptidoglikan
Peptidoglikan
Peptidoglikan, hücre duvarının sıkılığı ve hücrelerin şeklinin oluşmasını sağlamaktadır. Bir tabaka şeklinde olup prokaryot hücrelere sahiptir. Amino asit, şeker ve kovalent bağ ile çapraz bağlanması sonucunda glikan adlı zincirleri oluştururlar. İçl...

 

Fotosentez Denklemi
Amitoz
Katalaz
Ötanazi
Arkebakteriler
Oksijensiz Solunum Yapan Canlılar
Alpin Çayır
Calvin Döngüsü
Plazmid
Mikrofilament
Virüs Hastalıkları
Peptidoglikan
Rekombinant Dna
Oksijenli Solunum Yapan Canlılar
Plasenta
Komünite
Maya Mantarı
Küf Mantarı
Bitki Islahı
Çiçeksiz Bitkiler
Dna Ligaz
Aerob Bakteriler
Aktif Taşıma
Penisilin
Fosfor Döngüsü
Algler
Hidrokarbonlar
Melanin
Boyun Kasları Nasıl Gevşetilir
Asit Çeşitleri
Popüler İçerik
Rekombinant Dna
Rekombinant Dna
Rekombinant DNA, Doğada kendiliğinden olması mümkün olmayan, genellikle değişik biyolojik türlerden elde edilen DNA moleküllerinin, genetik mühendisli...
Oksijenli Solunum Yapan Canlılar
Oksijenli Solunum Yapan Canlılar
Oksijenli solunum yapan canlılar, canlıların bir çok ortak özellikleri vardır. Solunum, hareket, beslenme, boşaltım, üreme, büyüme, hücre yapısı, uyum...
Plasenta
Plasenta
Plaseta, halk arasında bebeğin eşi olarak da adlandırılan, anne karnındaki bebeğin gelişimi için ihtiyaç duyulan her şeyi anneden temin eden ve anne ...
Komünite
Komünite
Komünite, popülasyonlar dünya üzerinde doğal ortamda farklı olan diğer canlılardan özgür ve bağımsız bir şekilde serbest olarak bulunamaz. Herzaman bi...
Maya Mantarı
Maya Mantarı
Maya Mantarı, hayvan dokuları ve bitki öz suyu dahil olmak üzere nemli ve sulu ortamlarda yaşayan hücreli mantar olarak bilinen mantarlardır. Maya man...
Küf Mantarı
Küf Mantarı
Küf mantarı, aslında hepimizin bir kez bile olsa gördüğü bir canlı türüdür. Genellikle bayatlamış olan ekmeklerde gördüğümüz bu mantarlar, direk olara...
Bitki Islahı
Bitki Islahı
Bitki Islahı, Ekonomik açıdan oldukça büyük bir öneme sahip olan bitkilerin genetik ve stogenetik alanlarından faydalanılarak tür, çeşit, cins ve gene...
Popüler İçerik Son Forum Konuları Yardım Sayfaları  
Fotosentez Denklemi
Amitoz
Katalaz
Ötanazi
Arkebakteriler
Gizlilik Politikası
Çerez (Cookie) Politikası
Güvenlik Politikası
Bizimle İletişime Geçin
Forumlar
Site Haritası
Feed
Son Forum Konuları
Yardım Sayfaları
Gizlilik Politikası
Çerez (Cookie) Politikası
Güvenlik Politikası
Bizimle İletişime Geçin
Forumlar
Site Haritası
Feed
Sitede yer alan haber ve içeriklerin tüm hakları saklıdır ve buradaki bilgiler sadece bilgilendirme amaçlı olup, kullanımına, uygulanmasına, satın alınmasına, delil gösterilmesine veya tavsiye edilmesine aracılık etmez. Sitemizdeki bilgiler, hiç bir zaman kesin bilgi kaynağı olmayıp, kullanıcılar tarafından eklenmiştir veya yorumlanmıştır. Buradaki bilgiler sitemizin asıl görüşlerini içermeyebileceği gibi hiçbir taahhüt ve tavsiye yerine de geçmez.
Nisan - 2019